Anneler Günü Reklamları

0
694

Bugün; 13 Mayıs Dünya Anneler Günü, bu yazı vesilesiyle başta annem olmak üzere tüm annelere sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Dünyada; Anneler Günü, Kadınlar Günü, Babalar Günü gibi ‘özel’ günlerin 24 saate sıkıştırıldığı su götürmez bir gerçek. Doğru, yahut yanlış. Tartışmaya açık bir konu. Kimileri için ‘özel’ günler kapitalist sistemin çarkına su taşıyan bir ark; kimileri içinse eş, dost ve arkadaşla samimiyeti pekiştirmeye yarayan araçlar.

Eskiler güzel söylemiş: “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir,” diye. Daha Anneler Günü’nün arifesinde bu günle alakalı reklamlar televizyonlarda ve internette dönmeye başladı. Şimdiye kadar Bonus, Teknosa, Huawei ve Arçelik; Anneler Günü’yle alakalı reklamlarını yayınladılar. İlk paragrafın sonundaki konuya tekrardan dönecek olursak, bence firmalar böyle günlerin ‘özel’liğinden ziyade ‘sözel’liğiyle ilgileniyorlar. Büyük firmalar için böyle günler yalnızca bir fırsat… İyi bir söylem ortaya koyup güzel bir sloganla müşterinin cebini boşaltmak için…

Bonus, Teknosa, Huawei ve Arçelik’in yayınladığı reklamları üç kıstasa göre değerlendireceğiz: Fikir, Slogan ve Görüntü.

Bonus Reklamı: “Ailem İçin”

Bonus’un yayınlanan Anneler Günü reklamı her ne kadar slogan ve görüntü olarak vasatın üstüne çıkamasa da bence fikir olarak muhteşem. Reklamın sloganı: Ailem için. Bu tür bir reklamın tarzına uygun ancak çarpıcı olmaktan uzak. İzleyiciyi şaşırtmıyor. Görüntüler açısından da pek farklı yorumlar yapılamaz. Alışılagelmiş reklam ışıkları ve planlar… Gelgelelim, izlediğimiz reklam fikir noktasında çıtayı epey yükseltmiş. Otobüste, işte, sokakta karşılaştığı herkesin ana karaktere anne şefkatiyle yaklaşması, reklamı sıcak ve samimi bir hale büründürmüş. Ki ülkemizin seçim sürecinde yaşadığı hengameleri göz önüne alırsak, yediden yetmişe herkes şefkate ve samimiyete aç. Dolayısıyla insanımız bu tür bir reklam filmini sahiplenir. Ana karakterle kendini özdeşleştirebilir. Ayrıca reklam, açılışında duyduğumuz arabesk müzikle 70’li, 80’li yılların arabesk müzik akımına güzel bir selam çakmış.

Teknosa Reklamı: Pişmanım Anne

Teknosa reklamı, görüntü penceresinden bakarsak oldukça iyi. Her ne kadar pek fazla kamera hareketi olmasa da görüntü yönetmenliği ve ışık yönetimi konusunda ortada ciddi bir emek ve güzel bir iş var. Aynı zamanda izlediğimiz görüntüler reklamın sloganıyla da bağdaşıyor. Sorgu ışığı ve pişmanım anne… Gayet tamamlayıcı. Ancak bu reklamda ‘Pişmanım Anne’ bir slogandan ziyade hashtag olarak öne çıkıyor. Bence, ‘Pişmanım Anne’ bir slogan için yetersiz, ancak hashtag olarak ele alındığında başarılı bir çalışma. Artık ayyuka çıktı diyebiliriz. Televizyona yapılan bir dizi veya reklamın sosyal medyada etkin olmaması, sahaya 1-0 yenik çıkmasına sebep oluyor.

Reklamın fikri ise kötü olmasa bile bir bonus reklamıyla kıyaslanamaz. Bu reklamı taşıyan ana unsur, sosyal medyayı kendine avantaj sağlayacak bir araç olarak görüp bu aracı doğru biçimde kullanması. Buna ilaveten reklam filminin sinematografik güzelliği de cabası…

Anneler Günü için reklam yayınlayan firmalardan biri de Huawei. Reklamı YouTube’den açtım. Başroldeki annenin gençlik fotoğraflarının detay planda çekilmiş biçimleriyle açılış yapıldı. Sonra yaklaşık şöyle cümleler kuran bir dış ses duyuldu. “Biz gençken her istediğimizde fotoğraf çekilemezdik, video-kamera zaten yoktu.”

Farz edin ki, yukarda yazdığım paragraf izlediğimiz reklamın senaryosunun bir parçası olsun. Tezatlık yok mu? Hem her istediğimizde fotoğraf çekilemezdik deniyor, hem de annenin gençken çekildiği fotoğraflar gözler önüne seriliyor.Bence bu kesinkes, büyük bir yanlış olmasa bile gözden kaçmış bir hata.

Böyle bir mukaddimeden sonra kalem kalem yorumlarsak, bence görüntü yönetimi açısından oldukça güzel. Yapılan dış çekimlerde; ışık ve perspektiften çokça yararlanılmaya çalışılmış. Özellikle gün batımının çekildiği sahne, reklam filminin çıtasını yükseltmiş. İç çekimlerde ise ne bir eksik ne bir fazla göze çarpıyor.

Bence bu reklam filmi fikir olarak karaya oturmuş, göz göre göre buzdağına vurmuş. Öncelikle çok büyük bir iddiası var bu fikrin. Deniyor ki: “Anneler Günü’nde dünyanın en güzel hediyesini aldım.” Herhangi bir anne için bir telefon ne kadar önemli bilemeyiz, ancak dünyanın en güzel hediyesi olmadığı muhakkak.

Yahut fikir de yaratıcılık, bize “A-ha!?.” dedirtecek bir şey mevcut mu? Ben, reklam filminde çelişki ve abartıdan başka bir şey göremedim.

Reklamın sloganı “Seninle Mümkün!”. Kapsayıcı  bir slogan. Hem cihaz hem de başroldeki anneyi çemberin içine alabiliyor. Ama neredeyse yok denecek kadar silik. Tabiricaizse gözümüze çarpıyor, ama batmıyor.

Arçelik: “Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun!”

Arçelik’in Anneler Günü için hazırladığı reklamın bence elle tutulur bir tarafı yok. Ne vurucu bir slogan, ne insanı yakalayan bir fikir ne de göz alıcı bir sinematografi… Teker teker ele alalım. Reklam,  izleyicinin zihnine damga vuran bir slogandan mahrum. Bu noktada değerlendirebileceğimiz tek ‘kelime’ pack-shottaki Arçelik yazısının ‘kraliçe’ye dönüşmesidir.

Fikir yönünden bir değerlendirme yaparsak, yine insanı ikna etmeye yönelik yahut izlerken kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi dedirtecek sağlamlıkta bir hikaye yok. Reklam ve diğer tüm sinema eserleri için geçerli olan izleyici-karakter özdeşleşmesi açık ara farkla ıskalanmış.

Görüntü yönetimi ise bir reklam filmi için yeterli, ancak iyi bir reklam filmi için pek de yeterli sayılmaz. Kalitesi var, ama bir fark ortaya koymuyor.

Üç kıstası da esas alarak reklam filmini değerlendirdik. Genel anlamda pek de olumlu bir tablo ortaya çıkmadı. Ancak şunu söylemeden geçmeyeyim. Bu reklamın bir kahramanı var. Bu kahraman filmin ilk sahnelerinde kendini hissettiren ve daha sonra da başrolü ele geçiren müziktir. Bazen öyle reklam filmleri oluyor ki ne fikir, ne slogan, ne sinematografi… Hiçbir alanda vasatı aşamamış. İşte böyle reklamlara motor olarak güzel bir müzik, güzel bir jingle ekleniveriyor. Ve müzik reklamın çekici gücü haline geliyor.

Eğer deniz seviyesini referans alırsak; bu reklam filmi suyun üstünde yüzen yaprak gibi ne batabiliyor, ne de çıkabiliyor.

Yazımızın herhangi bir noktasında hata ettiysek, veya sürçülisan eylediysek affola. Selametle.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here