Reklamcılık tekniğinde içeriğin oluşturulmasında iki temel yaklaşım sergilenmektedir. Hedef kitleye bilgi iletme ve hedef kitlenin duygularını harekete geçirme. Bazı reklamlar hedef kitlesine verdikleri bilgi ve içerikle etkide bulunurken tüketicinin akıl ve mantığının uyarılmasını hedeflerler. Bazı reklamlar ise hedef kitlenin duygu dünyasına yönelik iletiler göndererek çeşitli duyguların uyarılmasını sağlarlar.

Reklamcılar duyguları en iyi kullanan kişilerdir. Onlar bize duygusal bir durum yaşatırlar, tam duygusal durumun yoğunluğuna ulaştığımız anda ise, karşımızda o ürünü görürüz. Reklamları izlediğinizde, neredeyse tamamında duyguların kullanıldığını görürsünüz. Satın aldığınız ürün bir duygudur. Size duyguları satar reklamcılar. Bazen sevgiyi satın alırsınız, bazen huzur duygusunu. Bazen de özgürlüğü satarlar size. Ama her zaman için para ödediğiniz şey bir duygudur.

Satın alma söz konusu olduğunda duygularımızla değilde rasyonel davransaydık hiç kimse ihtiyaç duymadığı bir şeyi satın almazdı. Kimse aşırı pahalı kahve, özel tasarım kıyafet ve aksesuarlara, çok az insanın gerçekte kullandığı özelliklerle dolu en üst düzey araçlara para ödemezdi.

Ancak insanlar duygularıyla hareket ettiklerinden kendilerini; streslendiklerinde yiyeceklerle, başarılı oldukları zaman pahalı şeyler ile ödüllendirirler ya da üzgün olduklarında biraz şımartmak için dışarı çıkarlar. Harcama alışkanlıklarımız açıkça duygularımız tarafından kontrol ediliyor ve bu yüzden pazarlamacılar tüketicilerin duygularını harekete geçirecek reklam ve pazarlama faaliyetleri ile onları ürün veya hizmetlerini satın aldırmaya yönlendiriyor.

Duyguları Harekete Geçiren Etmenler

Mizah: Güldürü unsuru kullanarak hedef kitle üzerinde bir çekicilik yaratmayı amaçlayan reklamlar, hedef kitlenin marka ya da ürüne karşı sempati duymasında ve hoşluk duygusu yaratma da etkili olabilmektedir. Ancak mizahın dozu, reklamı yapılan ürünün önüne geçme, reklamın yayımlanma sıklığı, esprinin eskimesi ve tüketicinin sıkılması riskini artırmaktadır. “Reklamda mizahın etkisi hedef kitlenin paylaşımlarına göre değişir. Mizahın paylaşılan deneyimlere bağlı olması, ülkeler arasındaki farklı mizah anlayışlarını ve farklı reklam mizah ilişkilerini gündeme getirir. Farklı kültürlerden insanların mizaha farklı tepkiler gösterdikleri araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Cinsellik: Reklamlarda cinsellik kullanımı daha çok tüketicinin dikkatini çekmek için kullanılmaktadır.

Duygusallık: İçten ve samimi bir yaklaşım benimseyen reklam mesajları, arkadaşlık, sevgi, empati gibi pozitif duyguları anımsatarak hedef kitleyi yakalamayı amaçlamaktadır.

Zaman: Günümüzde en değerli kavramlarından biri de zamandır. Reklamda sunulan ürün ve hizmetin kazandırdığı zaman tasarrufunun, tüketicilerin sevdiklerine ya da kendilerine daha fazla zaman ayırabilmeleri vaadi olarak sunulmaktadır.

Ödüllendirme: Reklamların birçoğu tüketicilere çeşitli yollarla ödül ve fırsatlar sunarlar Bu ödüller, maddi olabileceği gibi psikolojik ya da duygusal fırsatlar olabilir. Reklam mesajlarında tüketicilerin ürün ve hizmetleri satın alarak daha mutlu ve kazançlı çıkacakları vurgulanmaktadır.

Cezalandırma: Reklamda hedef kitleye gizli ya da açıkça verilen ana mesaj, reklamı yapılan ürün ya da hizmeti satın almadığında tüketicinin zarar göreceği ya da sunulan fırsatı kaçıracağı yönündedir. Genellikle sigorta reklamlarında sık kullanılan bir yöntemdir.

Duygusal pazarlama markanızın göze çarpmasını sağlamanın en kolay yollarından biridir. Duygu ile, kitlenize bir ürün veya hizmet satmanın ötesine geçen gerçek bir bağlantı kurabilirsiniz. Ne de olsa, böyle kalabalık bir pazarda, sadece harika bir “benzersiz satış fikrine” sahip olmak yeterli değil, markanızın ideolojisini ve değerlerini de aktarabilmek için sadık müşterilere ihtiyacınız var. Dijital pazarlama dünyasında duygu kullanmak, tüketici ile marka arasındaki uçurumun kapanmasına ve standart müşterilerin yaşam boyu marka savunucularına dönüşmelerine olanak tanıyor.

Ne satıyorsanız satın, duygusal bir pazarlama stratejisi, reklam kampanyalarınızın daha fazla etkiye sahip olmasına yardımcı olabilir.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü öğrencisiyim. Halkla İlişkiler, Dijital ve Sosyal Medya, Kurumsal İletişim ve Reklamcılık gibi iletişim sektörü alanında yazılar yazmaktayım. Sosyal sorumluluk, girişimcilik ve teknoloji odaklı projeler ile “Vestel”, “Kalder”, gibi önemli şirket ve derneklerle beraber çalışarak çeşitli kazanımlar ve deneyimler elde ettim. Kurucusu olduğum İstanbul Üniversitesi Sosyal Girişimcilik Kulübü’nün başkan yardımcısıyım ve “Sosyal Girişimcilik” üzerine çalışmalar yürütüyorum. Güncel olarak iletişim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek çalışmalarıma ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen İsminizi Girin