En Renkli Seçim(!)

0
367

Renkli dediğimize bakmayın. Siyasi çıkmazlar, kaoslar, krizler… Nereden baksak elimizde kalıyor. Ancak bütün bunlara rağmen birbirine çok yakın oy alan partiler ve alıştığımız seçim haritasındaki tek renkliliğin aksine oldukça renkli bir harita. Seçime kadar giden süreçte yaşananları, yapılan propagandaları ve aklıdan çıkmayan olayları derlediğim yazıya buyurun başlayalım.

1999 seçimlerini anlamak için 1995 seçimlerinden itibaren iz sürmemiz gerekmektedir. Sancılı bir dönemin ardından yapılan 1995 genel seçimlerinde Necmettin Erbakan’ın önderlik ettiği Refah Partisi birinci parti, Mesut Yılmaz’ın Anavatan Partisi %19,5 ile ikinci ve Tansu Çiller’li Doğru Yol Partisi %19 ile üçüncü parti olmuştur. Meclise giren diğer iki partiden Demokratik Sol Parti %14 ile dördüncü ve %10 oy alan Cumhuriyet Halk Partisi beşinci sırada yer almıştır. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükûmet kurması için yetkiyi seçimden birinci çıkan Necmettin Erbakan’a değil ikinci olan Mesut Yılmaz’a vermiştir. Anavatan ve Doğru Yol Partisi tarafından kurulan ANAYOL hükûmeti dışarıdan DSP tarafından da desteklenmiştir. Güvenoyuna sunulan hükümet mecliste yeterli oyu alamamış ve Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel’e istifasını sunmuştur.

Bu sefer hükûmet kurma yetkisi Refah Partisine verilmiş ve Necmettin Erbakan koalisyon arayışına girmiştir. Bu arayış sonucu Erbakan da Tansu Çiller ile hükûmet kurmuştur. Hükûmet, kurulduğu andan itibaren irticai (gerici) faaliyetlerle suçlanmıştır. Erbakan liderliğindeki REFAHYOL hükümeti; medya, asker ve siyasilerin antidemokratik tutumları ve baskılarına maruz kalmıştır. Nitekim günümüzde hala 28 Şubat süreci olarak anılan bu dönemin getirileri Refah Partisinin kapatılmasına ve Necmettin Erbakan’ın istifasına neden olmuştur. Meclisi 1999 seçimlerine ulaştırmak için koşullu bir koalisyon ile Ecevit hükümeti kurulmuştur.

1999 seçimleri yukarıda belirttiğimiz siyasi bulanıklık nedeniyle büyük bir hızla erkene çekilmiştir. Bu hız daha öncesinde Demokrat Partinin teşkilatlanamaması için 1946 seçimlerinde görülmüştür. (1946 seçiminin detayları için yazımı okuyabilirsiniz http://anatolianpr.com/1946-genel-secimi-propagandalari/ )

Bir de göreceğimiz var ki, o da 27 Haziran’a çekilen Başkanlık seçimidir.

1999 seçiminden önce koalisyon karmaşasının yanında yaşanan bir diğer olay ise terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesidir. Suriye’ye yapılan baskılar sonucu ülkeden ayrılmak zorunda kalan Öcalan, bir dizi Avrupa kaçamağından sonra Kenya’ya gitmiştir. Kenya’nın başkenti Nairobi’de ele geçirilen terörist başı, seçimlerde milliyetçi söylemlerin ana fikri olmuştur.

Siyasi partilerin reklam ajanslarıyla çalışmaya başlaması siyasal reklamcılıkta bir dizi değişikliklere neden olmuştur. Öncelikle propaganda mecrası değişmiş, daha çok televizyon reklamlarına yönelinmiştir. 1999 seçimlerinde de bu değişiklik net bir şekilde görülmüştür.

1999 seçimlerinde görülen bir diğer olay ise partilerin negatif propaganda yapmalarıdır. Her parti kendine düşman ya da düşmanlar seçerek, yapacaklarının yanında diğer partileri kötüleme yoluna da girilmiştir. Örneğin Fazilet Partisi ( Refah Partisi kapatılınca kurulmuştur.) gericilik, İslamcılık ve rejim düşmanlığı ile suçlanmıştır. Felaket tellallığı yapılarak eğer Fazilet Partisi iktidar olursa ülkenin karanlığa gömüleceği korkusu empoze edilmiştir. Anavatan Partisi ise Mesut Yılmaz’ın karıştığı bir dizi olay yüzünden yolsuzlukla anılmakta idi. Doğru Yol Partisi, ekonomik krizlerden çıkış bulamaması ve iş bilmezlikle suçlanıyordu. Tüm bu suçlamalardan sıyrılan iki parti vardı. Bunlardan ilki yıllardır siyaset yaptığı için tecrübeli olarak görülen, hak ve emek gibi temalar üzerinde duran ayrıca buhranlı bir dönemde yükü sırtlayarak ülkeyi seçime kadar idare etme cesareti gösteren Bülent Ecevit önderliğindeki DSP’dir. Propaganda sürecinde kendine net düşmanlar seçmeyerek her kesime eşit gidilmiştir. (Seçim öncesi başörtüsü konusunda bir tavır geliştirilmemişti) Diğer parti ise MHP’dir. Uzun zamandır meclis dışında kalan MHP, özellikle Öcalan’ın hapse atılmasıyla seçmenin kararlarında pozitif bir değişim sağlamıştır. 14 Şubat 1999’da yakalanan terörist başı, 18 Nisan seçimleri için büyük bir koz haline getirilmiştir. Milliyetçi söylemleri ile DSP ve MHP Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından kârlı çıkmıştır. Seçime kadar idam nutukları atılmasına rağmen bu olayda seçimlerden sonra söylendiği gibi olmamıştır.

1999 seçimlerine siyasal reklamcılık açısından bakacak olursak ilk göze çarpan şey televizyon reklamlarına yoğunlaşılmış olmasıdır. Hareketli müziklerin olduğu, lider odaklı reklamlar yayınlanmıştır. Bu reklamlar oldukça uzun tutulmuştur. Partiler az sayıda bulunan kanallardan 3 ile 10 dk arasında değişen yerler satın alıyordu. Jacques Seguela ile başlayan parti, reklam ajansı işbirliği daha da genişleyerek devam etmiştir.

Birçok olayın yaşandığı karışık ve sancılı bir dönemin ardından gidilen seçimlerde DSP %22 ile birinci parti olurken, MHP %18 ile ikinci, Fazilet Partisi %15 ile üçüncü, ANAP %13 ile dördüncü ve Doğru Yol Partisi %12 ile beşinci parti olmuştur. Seçim barajına takılan CHP, aldığı %8’lik oyu ile ilk kez meclis dışı kalmıştır. Son derece yakın oy oranları haritaya da yansımıştır. Seçim tarihimizde eşine az rastlanır bir renklilik hakimdir.

1997 yılında İstanbul’da doğdum. Atatürk Anadolu Lisesinden mezun olduğum 2015 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünü kazandım. İstanbul Üniversitesi Sosyal Girişimcilik Kulübü kurucu üyesi olarak çeşitli faaliyetlerde görev alıyorum. 2017 yılında “Hayaller Renklensin Çocuklar Şenlensin” sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirdim. Ayrıca 2018 yılında Kredi Kayıt Bürosu'nun düzenlemiş olduğu "Hayal Edin Gerçekleştirelim" yarışmasında hazırladığım proje ile dereceye girdim. Hali hazırda anatolianpr.com’da halkla ilişkiler, siyasal reklamcılık, propaganda ve sektörel konularda yazılar yazmaktayım.

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen İsminizi Girin