Dijital dünya insanların iletişim kurma, bilgi paylaşma ve reklam alma şeklini değiştirdi. Endüstri 4.0’ a geçilmesiyle beraber yaşanan dijital devrim, hayatın her alanında internet ve teknoloji odaklı değişimlerin gerçekleşmesini sağladı. Bu değişim ve dönüşümden markalar ve pazarlama stratejileride etkilendi. Yeni teknolojik gelişmeler; nesnelerin interneti, sanal gerçeklik, yapay zeka ve robot teknolojileri tüketicilerin ilgisini çekmeye başladı. Dijital pazarlama tüm geleneksel reklamcılık ve halkla ilişkiler yöntemlerine entegre edilebiliyor, bu da pazarlamada etkileşimi sağlamak için dijitali vazgeçilmez kılıyordu. Ancak marka ile ilgili deneyimlerini sanal dünyaya taşımak isteyen tüketiciyi hem fiziksel dünyada tutmak hem de dijital devrimde yer almak için sadece dijital pazarlama kavramını kullanmak yeterli olmadı. Bu noktada devreye “fijital (phygital) pazarlama” kavramı girdi. Markalar dijital ortamlarda boy gösterirken, yaratıcı çalışmalar ile tüketicilerini de ürün geliştirme sürecine dahil ederken fiziksel iletişimden de geri kalmamak zorunda olduklarını hatırladılar. Bu durum da dijital ile fizikselin ayrılmadan, birleşmesini ifade eden, fijital pazarlama kavramını beraberinde getirdi.

Fijital (Phygital) Pazarlama Nedir?

Fijital pazarlama; tüketici ve marka arasında oluşan ekosistem içerisinde fiziksel ve dijital pazarlama dünyalarının doğru şekilde bir araya gelmesinden oluşan Fijital (Phygital) kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşmayı sağlayan yeni nesil bir pazarlama yöntemidir.

Fiziksel + Dijital = Fijital

Fijital pazarlama ile birlikte dijital kanallar da kullanılarak tüketiciye fiziksel ortamlarda dokunabiliyorsunuz. Onlarla birebir iletişime geçebiliyorsunuz. Fiziksel ve dijital deneyimler arasında köprü kurabiliyorsunuz. Fijital pazarlamayı hayata geçirmek isteyen markaların tüketicilerini de iyi analiz etmesi gerekiyor. Markaların belirli fiziksel ve dijital donanıma sahip olduktan sonra tüketicisinin de bu pazarlama uygulamalarına hazır olup olmadığını keşfetmesi gerekiyor.

Bu noktada ise tüketicilerin kuşak değişimlerine nasıl ayak uydurmanız gerektiği önem kazanıyor. Y kuşağı tüketicilerini neredeyse geride bıraktığımız ve Z kuşağı tüketicilerine yöneldiğimiz günümüz pazarlama dünyasında Fijital pazarlama markaların pazarlama stratejileri için olmazsa olmazlardan. Çünkü Z kuşağı ile tek taraflı iletişim işe yaramamakta. Çok kanallı pazarlama stratejilerini belirlemek zorunda olduğumuz ve duygularına dokunmamız gereken Z kuşağı için her yerde (çevrimiçi – çevrimdışı) kolayca erişilebilir olmak zorundayız. Bu da fijital bir marka olmak anlamına geliyor.

Tüketicinizle sanal ortamda kurduğunuz etkileşimin fiziksel dünyada bir karşılığını yaratmanız önem kazanıyor. Sanal dünyada gerçekleştirdiğiniz bazı etkileşimli yarışmaların fiziksel dünyada markanın reklam panosuna ya da mağazasına yansıması, sosyal paylaşım ağlarında düzenlediğiniz yarışmalar sonucunda tüketicilerin ürünle etkileşimde bulunarak hediye kazanması, tüketicinin ürün geliştirme sürecine dahil olması ve bunu deneyimlemesi, sanal mağazaların oluşturulması, fiziksel mağazalarda dijital teknolojinin kullanılarak tüketiciye fiziksel ortamda dijital deneyimlerin yaşatılması bu alandaki çalışmalara örnek gösterilebilir.

GPS, haritalama, NFC, sosyal ağlar, e-ticaret, yüz tanıma, yapay zekâ ve sanal gerçeklik gibi sonsuz teknolojik özelliği fijital pazarlama dünyasında kullanabilirsiniz. Bu dünyada yapabileceklerinizin sınırı yok her şey yaratıcılığınıza ve hayal gücünüze bağlı.

Markaların bu alandaki projelerinden birkaç örnek;

Amazon Go:

Dünyaca ünlü e-ticaret şirketi olan Amazon, tüketicilerin market kasaları ile uğraşmamaları için Amazon Go adında bir süper market açtı. Amazon Go’da herhangi bir kasa bulunmuyor. Müşteriler almak istedikleri ürünleri alıyorlar ve çıkıp gidiyorlar. Tahmin edebileceğiniz gibi Amazon Go ürünleri ücretsiz olarak sunmuyor ya da veresiye defterine yazmıyor. Amazon müşterileri, Amazon Go’ya girerken Amazon’un mobil uygulamasını açarak barkod alıyor ve girişteki tarayıcılara bu barkodu okutuyor. Bu andan itibaren siz marketi terk edene kadar Amazon, sizi marketin dört bir yanındaki kızıl ötesi tarayıcılar ile izliyor. Bir ürünü raftan aldığınızda sepetinize ekleniyor, rafa tekrar koyarsanız sepetten çıkarılıyor. Eğer ürünle birlikte marketi terk ederseniz, ücreti Amazon hesabınıza kayıtlı karttan çekiliyor. Tamamen otonom bir market fikri her ne kadar ütopik olsa da Amazon bunu gerçekleştirmeyi başarmış gibi görünüyor.

Urban Decay “VICE LIPSTICK” App:

Urban Decay yeni ruj koleksiyonunun tanıtımı için müthiş bir uygulama geliştirdi. Uygulamanın adı: Vice Lipstick! Öyle bir uygulama ki hem rujlar hakkında her türlü bilgiye ulaşabiliyor, hem de tıpkı Snapchat’teki lensler gibi her ruj renginin dudağınızda nasıl görüneceğini anında keşfedebiliyorsunuz. Buna ek olarak başlattıkları sosyal medya kampanyasıyla kullanıcının uygulamayı kullanarak kendine en çok yakışacağını düşündüğü favori renkleri belirlemesini ve sonra da hangisini seçtiğini sosyal medyadan ” #LipstickIsMyVice “ hashtag’i ile paylaşlaşmasını istedi. Kullanıcılarına fijital bir deneyim sunan “Urban Decay ” bu kampanya ile kullanıcıların ilgisini çekti ve çok fazla etkileşim aldı.

Nike “Unlimited Stadium” :

Nike, Filipinler’de “Dünyanın İlk LED Koşu Pisti” projesini hayata geçirdi. Bunun için 200 metre uzunluğunda, ayakkabı şeklinde LED ekranlardan oluşan bir koşu parkuru oluşturdular. Katılımcılar, ayakkabılarında bulunan sensörler sayesinde, yanlarında bulunan LED duvarlarda avatarları ile karşılaştılar. Katılımcılar, belirli bir süre koştuktan sonra koşu istatistiklerini görebildiler. Ardından kendilerini avatarları ile bir yarışın içinde buldular. Nike’ın aslında burada vurgulamak istediği en vurucu mesaj, insanın kendini yenmesidir mesajı. Bir insanı kendi ile yarıştırmak tıpkı bu örnekte olduğu gibi, fijital kurgular ile gerçekleşiyor. Fijital deneyimlerin marka mesajını daha vurucu hale getirmek için en önemli araçlardan biri olduğunu bu proje üzerinden rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sonuç olarak fijital kavramının, hem sosyal hayatımızda hem de sektörel yaşamımızda yerinin çok büyük olduğunu görebiliyoruz. Tüketici değişimini fark eden markalar, hedef kitlesi için fijital deneyimler yaratmanın yollarını arıyorlar. Marka söyleminiz ile birlikte yaratıcı fijital uygulamaları birlikte değerlendirerek hedef kitlenizin karşısına çıktığınızda ise, başarı kaçınılmaz oluyor.

 

 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü öğrencisiyim. Halkla İlişkiler, Dijital ve Sosyal Medya, Kurumsal İletişim ve Reklamcılık gibi iletişim sektörü alanında yazılar yazmaktayım. Sosyal sorumluluk, girişimcilik ve teknoloji odaklı projeler ile “Vestel”, “Kalder”, gibi önemli şirket ve derneklerle beraber çalışarak çeşitli kazanımlar ve deneyimler elde ettim. Kurucusu olduğum İstanbul Üniversitesi Sosyal Girişimcilik Kulübü’nün başkan yardımcısıyım ve “Sosyal Girişimcilik” üzerine çalışmalar yürütüyorum. Güncel olarak iletişim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek çalışmalarıma ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen İsminizi Girin