Güncel Örneklerle Kriz Yönetimi

0
1320

Özellikle sosyal medyanın hayatımıza girişiyle beraber sıklıkla duymaya başladığımız  şeylerden biriside kriz yönetimi kavramı oldu. Markalar ile içli dışlı olma fırsatını yakaladığımız, karşılıklı etkileşim imkanına sahip olduğumuz dijital ağlar bize marketing, inovasyon, kriz yönetimi gibi daha önce pek sık kullanmadığımız kelimeleri pelesenk etti.

Öncelikle kriz yönetimi kavramı üzerine kısada olsa bir tanım yapmak istiyorum. Kısa diyorum çünkü tanımlar sıkıcıdır ve biz sıkıcılıktan, ağır dilden uzak herkesin ilgisini çekecek bir halkla ilişkiler platformu olma iddiasıyla yola çıktık ! Yaptığınız işte (bu siyaset olabilir, market işletmek olabilir hatta sevgiliniz ile ilişkiniz bile olabilir) oluşan olağandışı durumu düzeltmek ve işleri tekrar eski konumuna getirmek olarak tanımlayabiliriz kriz yönetimini.

Aslında hepimiz gündelik yaşam içerisinde kriz yönetimi yapmak zorunda kalıyoruz. Kimimiz bu durumun üstesinden başarı ile gelirken kimimiz elimize yüzümüze bulaştırıyoruz. Bizim şuan ki konumuz iş hayatı olduğu için sizlere güncel ve sektörden örnekler ile başarılı/başarısız kriz yönetimi konularında örnekler vermek istiyorum.

Askıdanevar.com ‘ un Kuruluşu ve Bir Kriz Yönetimi Hikayesi

2012 yılında kurulan ve ülkemizdeki en başarılı sosyal girişim örneklerinden biri olan askıda ne var projesi üniversite öğrencilerine ücretsiz olarak yemek, tiyatro bileti, staj hakkı, dergi, kitap vb ürünler temin edilmesine aracılık eden bir web sitesidir.

Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir etkinlikte girişimin kurucusu Oğuzhan Canım’ın kendi ağzından kuruluş süreci ve bu süreçte yaşadıklarını dinledim. Kriz yönetimi açısından canlı kanlı bir örnek olduğu için sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Proje fikrini hayata geçirmek için ilk başta bir web sitesi tasarlanılmış ancak bu web sitesi oldukça amatör ve sadece girişim fikrinin yazıldığı bir pano özelliği taşıdığını söylüyor kurucu Oğuzhan Canım. Derken internet üzerinden yayın yapan bir haber sitesi bu fikri hayata geçirilmiş ve çoktan pek çok öğrenciye hizmet veriyormuş gibi haberleştiriyor. Daha sonra ulusal çapta yayın yapan hürriyet ve milliyetin siteleri de haber yapınca fikre rağbet oldukça büyüyor. Bu sırada Oğuzhan Canım hiç istif bozmadan olan biteni izleyip olanları düzeltme ihtiyacı hissetmediğini söylüyor. Aynı dönemde CNN TÜRK kendisini bir programa davet ediyor. Sunucu girişimle alakalı pek çok soru soruyor ama sıkıntı şu ki ortada henüz hayata geçirilmiş pek bir şey yok. Oğuzhan bey hiç bozuntuya vermeden sorulan tüm sorulara cevap veriyor. En sonda kendilerinin bir ana sponsora ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Hiç ortada olmayan bir proje hakkında yayına çıkıp kafada senaryo yazarak sorulan soruları cevaplamak ciddi manada cesaret isteyen bir iş ve Oğuzhan bey bu krizi gayet güzel yönetiyor. Çünkü program sonunda Ankara’dan bir holding kendileri ile iletişime geçip sponsor olma teklifinde bulunuyor. Buda girişim fikrinin kısa sürede büyüyüp ülke çapında yayılmasına önayak oluyor.

Hakan Baş ve Kriz Yönetememe Hikayesi

Ünvanı seri girişimci olan Hakan Baş ülkemizin bu alanda en önemli isimlerinden birisi. Kurduğu ondan fazla şirketi ve destek verdiği girişimciler ile girişimcilik ekosisteminin ülkemizde oluşmasına büyük çaba harcayan birisi. Tabi bu kısa bir girizgah kısmıydı çünkü aynı etkinlikte dinleme fırsatı bulduğum Hakan Baş’ta çok güzel bir anısı ile kriz yönetimi konuma katkıda bulundu.

2014 yılında Türkiye’nin ilk uzun metraj 3d anime filmini yapmaya karar verirler. Uzun süren uğraşlar büyük yatırımlar sonucu Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu filmi son aşamalara gelir. Öyle ki seslendirmede Ahmet Kural-Murat Cemcir gibi oldukça ünlü isimler yer alır. Buradan sonrasını şöyle anlatıyor Hakan bey :

Perşembe gala var film cuma günü vizyona girecek, biz ancak çarşamba son haline getirebildik hatta render alınması gerekiyormuş ama 20 saat sürüyor. Render gala günü 18:00’da bitiyor sabah ve öğle seanslarına gazeteciler ile bloggerları vs ayarlamıştık. Akşamda vali dahil pek çok ünlü yönetmen, oyuncu gelecek galaya. Baktık ancak akşama yetiştirebiliyoruz biz filmi, aradık gazeteciler ve bloggerları dedik ayrı gayrı olmaz hep beraber akşam izleyelim. Bu sırada sadece ilk 20 dakikalık kısmı yollamıştık gösterimin yapılacağı salona. Filmin tamamını 18:00’da biz alıp götüreceğiz 20:00’da gala var. Saat 18:00’da ortağım aradı. Hakan abi film yok dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm hatta şaka zannettim ama filmde ses ve görüntü birbirine girmiş her şey berbat olmuş. Gala başladı ilk 20 dakika yayınlandı, sonrasında sahneye çıkıp yaşanan rezaleti anlatacaktım. O an ne yapacağımı şaşırdım sahneye çıkıp Avrupa’da olduğu gibi 3d filmin galasında sadece tanıtım bölümünü yayınlıyoruz dedim. Herkes alkış kıyamet tabi Avrupa görmüş adam dediler öylece kurtardık işi. Haliyle cuma günü vizyona giremedi film tam iki hafta sonra girebildi.

Aslında hikayenin geneline bakarsak başarılı gibi duran kriz yönetimini diğerinden ayıran çok önemli bir fark var. İlk hikayede kriz yönetimi sürdürülebilir bir şekilde konumlanmış Oğuzhan bey oldukça güzel şekilde olayı idare edip  bir adım öteye taşımış. Ancak Hakan bey sadece anı kurtarabilmiş sonrasında kriz net olarak ortaya çıkmış. Kriz yönetimi anlık yalanlar söylemek yada sadece durumu kurtarmak değildir. Bu krizi yönetmek değil ertelemektir ve sonucunda çok daha büyük bir kriz ile karşı karşıya kalmak mümkündür. Markaya oldukça büyük zararlar verecek bu yöntemden kaçınmak ve krizi ötelemek yerine en makul şekilde çözüme kavuşturmak sizlerin faydasına olacaktır.

1996 yılında İstanbul’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Küçükçekmece ilçesinde gördüm. 2015 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünü kazandım. Aktif olarak İstanbul üniversitesi Sosyal Girişimcilik Kulübü başkanlığı görevini yürütüyorum. Türkiye Kalite Derneğinin düzenlemiş olduğu Yaşam Kalitesi Yarışmasında projemle kategori birinciliği ödülünü aldım. Yine geçtiğimiz kasım ayında Türkiye İhracatçılar Meclisinin düzenlemiş olduğu İhracat Fikirleri yarışmasında proje fikrimle birincilik ödülüne layık görüldüm. Güncel olarak anatolianpr web sitesinde markalaşma, sosyal medya ve dijital reklamcılık üzerine yazılar yayınlıyorum.

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen İsminizi Girin