İnsanlar genellikle işletmelerin pazarlama faaliyetlerini güvenilir bulmaz ve ürün tanıtımlarına, reklamlarına hep bir şüpheyle yaklaşırlar. Bu yüzden pek çok marka, tüketici şüpheciliğinin üstesinden gelebilecek ve insanların güvenini kazanabilecek içerikler üretmek için zaman, çaba ve para harcar.

Ama ya tüm bunları kendiniz yaratmak zorunda kalmadan, bu tür bir içeriğin istikrarlı bir kaynağını sağlayabilseydiniz?

Müşterilerinizi, destekçilere gönüllü olarak katılmaya istekli pazarlamacılar, içerik üreticileri, fotoğrafçılar ve etkileyici kişiler olarak ekibinize katmak için ne yapabilirsiniz?

Kullanıcı tarafından oluşturulan içeriği pazarlama çalışmalarınıza dahil ederek bunu başarabilirsiniz.

Kullanıcı tarafından oluşturulan içerik ( User Generated Content ”UGC” ) tam olarak nedir?

Kullanıcı tarafından oluşturulan içerik, insanlar tarafından kullandıkları markalarla ilgili yaratılmış içerik şeklinde tanımlanabilir. Öte yandan, ücretsiz ve profesyonellerce hazırlanmamış olarak da tarif edilebilir.

Bu “kullanıcılar” müşteriler, çalışanlar, gönüllüler veya hedef kitlenizin katılımcıları olabilir ve oluşturdukları “içerik” fotoğraflar, videolar, yorumlar, sosyal medya gönderileri olabilir. Dahası dijital ve sosyal medya aracılığıyla kolayca paylaşılabilir ve geniş kitlelere yayılabilir.

Markalar, UGC’nin sağladığı faydalar nedeniyle içerik pazarlama stratejilerinin bir parçası olarak UGC kampanyalarını giderek daha fazla kullanmaktadırlar.

Kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin sağladığı avantajlar:

  • Satışları arttırmak
  • Müşteri güvenini oluşturmak
  • Marka / müşteri ilişkilerini güçlendirmek
  • Sosyal takipçi sayısını arttırmak
  • Müşterilerle etkileşim kurmak
  • Özgünlüğü / güvenilirliği artırma
  • SEO değeri oluşturma

Bir ankette, ankete katılanların% 54’ü, çevrimiçi değerlendirmeden edinilen bilgilere ve akranlarından gelen önerilere güvenirken,% 20’si de markanın kendisinden gelen bilgilere güvenmektedir.

“İnsanlar, insanlara markalardan daha çok güvenir ve “UGC”, insanların yarattığı içeriktir.”

Kullanıcı tarafından oluşturulan içerik (UGC), her pazarlayıcının kullanması gereken önemli bir araç haline gelmiştir.

Bazı pazarlamacılar bunun geçici bir trend olduğunu düşünürken, aksi yönde önerilecek pek çok istatistik var;

  • UGC reklamları, geleneksel reklamlardan 4 kat daha fazla tıklama alır.
  • Tüketicilerin% 93’ü, satın alma kararları alırken UGC’nin yardımcı olduğunu söylüyor.
  • UGC kampanyaları, geleneksel kampanyalardan % 29 daha yüksek dönüşüm getirir.
  • Markaların kullanıcıları, kullanıcılarına UGC tarafından oluşturulan videolar ve profesyonelce oluşturulmuş videolar bir arada sunduğunda, marka katılımı% 28 artar.
  • YouTube’daki kullanıcı tarafından oluşturulan videolar, aynı marka tarafından sunulan içerikten 10 kat daha fazla görüntüleme alır.

Kullanıcılar tarafından üretilen içerik pazarlamada neden bu kadar başarılı?Profesyonellerce yaratılmamış ilk marka bağlantılı içerik, 2006 yılında ortaya çıktı. Bu, doktor kılığındaki iki kişinin bir şişe diyet kolaya Mentos şekerlerinden atarak bir köpük şelalesi yarattıkları, artık efsanevi hale gelmiş meşhur Mentos-diyet kola filmiydi. Bu reklam Youtube üzerinde milyonlarca defa izlendi ve ABD’ deki Mentos satışları yüzde 15 yükseldi. Buna ek olarak devasa hacimde ve ücretsiz bir şekilde halkla ilişkiler yapılmış oldu. Bunun yarattığı medya ilgisinin değerinin 100 milyon dolar olduğu tahmin edildi. O zamandan beri her pazarlamacı aynı soruyu soruyor: Tüketicilerin profesyonellerden daha yaratıcı olduğu söylenebilir mi? Eğer durum gerçekten buysa, markaların bir “Mentos etkisi” yaratmak adına ne yapmaları gerekiyor?

Bu noktada gerçekten bir ” Mentos etkisi” yaratabilmiş markaların güncel kampanyalarından birkaç örnek:

Coca-Cola’nın #ShareaCoke kampanyası;

Coca-Cola’nın şimdiye kadar tasarladığı en iyi kampanyalardan biriydi. Coca-Cola, özellikle fotoğraf ve hikâye paylaşmak için sosyal medya kullanan tüketicileri hedef alarak çok miktarda sosyal medya içeriği üretebildi. Bu tüketicilere tam bir yaratıcı kontrol ve marka sahipliği vermiş, insanları sadece Coca-Cola markasını çevrimiçi olarak tanıtmakla kalmamış, akılda tutulan farkındalığın artmasına yardımcı olmuştu. Bu sayede şirket kola şişelerini müşterinin isimleriyle etiketler halinde üretip farklı şehirlerde dağıttı. Müşterilerden kişiselleştirilmiş kola şişelerinin resimlerini Twitter ve diğer sosyal medya platformlarında paylaşmaları istendi.

Coca-Cola, Avustralya’daki kampanyayı 2011 yılında başlattı, ancak bunu Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve dünyanın diğer bölgelerine genişletti. Şirket, on yıldan fazla azalan gelirden sonra kampanya ABD satışlarında % 2’lik bir artış sağlamış oldu. Ayrıca Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya siteleri ve birçok platformda #ShareaCoke hashtag’i kullanılarak 1 milyondan fazla fotoğraf paylaşıldı ve marka müşterileriyle mükemmel bir etkileşim yakalamış oldu. Coca-Cola markasını tüketicilerinin evlerine entegre etti ve yaşam tarzlarının bir parçası haline geldi.

Apple #shotoniphone kampanyası;

Bir diğer başarılı örnek ise Apple’dan. Hepimiz, Apple’in outdoordaki ‘bu fotoğraf İphone ile çekildi’ metinli reklamlarını görmüşüzdür. Apple, #shotoniphone etiketi ile kullanıcılardan iPhone’ları ile çektikleri fotoğrafları paylaşmalarını istedi ve paylaşılan kullanıcı fotoğraflarından seçtiklerini billboardlara taşıdı. Sonuç olarak da yeni telefon modellerinin iletişimini tamamen bu kullanıcı fotoğrafları üzerinden yani user generated content üzerinden şekillendirmiş oldu.

Starbucks: White Cup Contest

Dünyanın en büyük kahve zincirlerinden biri olarak, Starbucks’ın iyi bir kampanyayı nasıl başlatacağını bilmesi sürpriz değil.

2014 yılının Nisan ayında, Starbucks hayranlarını bir sonraki bardak tasarımına kavuşturarak müşterilerinden Starbucks bardaklarını çizmelerini, bardakların fotoğraflarını çekmelerini ve ardından bu resimleri sosyal medyaya #WhiteCupContest hashtag’i ile göndermelerini istedi. Kazanan tasarım, sınırlı sayıda üretilerek mağazalarda kullanılacak ve aynı zamanda 300 dolarlık bir hediye kartı ile ödüllendirilecekti.

Sonuç : İlk üç haftada yaklaşık 4000 başvuru.

Özetle; müşteriler özgünlük isterler ve pazarlamacılar da her zaman kullanıcıya ulaşabilmek için yeni yollar ararlar. Kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin yardımcı olabileceği yer burası. Müşterilerinizi kendi içeriklerini üretmeye çağırdığınızda, maliyetleri kolayca azaltabilir ve kitlenizle yeni yollarla etkileşim kurabilirsiniz.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü öğrencisiyim. Halkla İlişkiler, Dijital ve Sosyal Medya, Kurumsal İletişim ve Reklamcılık gibi iletişim sektörü alanında yazılar yazmaktayım. Sosyal sorumluluk, girişimcilik ve teknoloji odaklı projeler ile “Vestel”, “Kalder”, gibi önemli şirket ve derneklerle beraber çalışarak çeşitli kazanımlar ve deneyimler elde ettim. Kurucusu olduğum İstanbul Üniversitesi Sosyal Girişimcilik Kulübü’nün başkan yardımcısıyım ve “Sosyal Girişimcilik” üzerine çalışmalar yürütüyorum. Güncel olarak iletişim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek çalışmalarıma ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen İsminizi Girin