Dünyada her geçen gün büyümesini sürdüren otomotiv sektörü ile lastik sektörü de doğru orantıda büyümektedir. Dünya lastik pazarı 150 milyar dolar seviyesindedir. Üretilen lastiklerin yaklaşık %25’i araç firmalarına yeni araçlara takılmak üzere satılırken, %75’i yenileme amacı ile satılmaktadır. Dünyada 120’ye yakın lastik firması üretim yapmaktadır.  Elbette ki lastik üretimi yalnızca kara taşıtları için yapılmamakta ve yalnızca buna bağlı büyümemektedir. Kıbrıs savaşı sırasında ülkemize uygulanan ambargoya karşı uçak lastiği üretmek için kurulan Petlas bu konuda en büyük örnektir.

Tarihi 1890’lı yıllara kadar dayanan lastik sektöründe günümüzde üç büyük firmanın pazarın yarısını ellerinde tuttuğunu görmekteyiz. Japon Bridgestone, Fransız Michelin ve Amerikan Goodyear dünya lastik piyasasındaki üretimin %50 sini karşılamaktadır.

Bu reklam afişi Türkiye’de lastik konusu üzerinde yapılan ilk çalışmalardan biridir. Dunlop’a ait bu afişte lastiğin rahatlığına vurgu yapılmıştır.

Türkiye’de bir yıl içinde yaklaşık 20 milyon lastik üretilmektedir. Ülkemizde üretim yapan Türk lastik firmaları olduğu gibi yabancı yatırımlarda bulunmaktadır. Örneğin Japon Sumitomo firması Çankırı’da büyük bir yatırım yapmıştır. Üretilen lastiğin 7 milyonu ihraç edilmektedir. Ayrıca yurt dışı menşeli markalara ait 5 milyon lastik ithal edilmektedir.

TÜİK verilerine göre, 31 Aralık 2012 tarihi itibarıyla 75 milyon 627 bin 384 kişi olan Türkiye’de bin kişiye 225,2 motorlu kara taşıtı, 114,4 otomobil düşmektedir. Gelişmiş ülkelerde bu oranlar en az Türkiye’dekinden üç kat fazladır. Michelin genel müdürü Marco Giuliani Türkiye’deki otomobil sayısının 15 yılda dörde katlanacağını öngördüğünü söylemiştir. Bu öngörü ve veriler ışığında otomobil sayısındaki artış lastik üretimini de artıracaktır. Ülkemizde bu pazar giderek daha da büyüyecektir.

Pastanın büyüyecek olması şirketlerin payına düşen diliminde büyüyeceği anlamına gelmemektedir. Şüphesiz reklam ve tanıtım faaliyetlerini yoğun ve etkileyici yapan firmalar pastadaki payını artıracaktır. Hali hazırda kış lastiğinin zorunlu hale getirilmesi ile büyük bir gelişim gösteren lastik sektörü, firmalara reklamlarla büyük bir rekabet olanağı sağlamıştır. Kış aylarında her yıl daha çok rastladığımız lastik reklamları bu rekabetin göstergesidir. 15 yıl içinde şuan ki motorlu taşıtların sayısının 4 kat artacak olması lastik reklamlarını televizyonlarda daha çok görmemize neden olacaktır. Güç, sağlamlık ve performans gibi benzer konularda dönen lastik reklamlarının yeni bir ivme kazanıp daha yaratıcı olması ve gelişim göstermesi beklenilmektedir.

Ülkemizde ve yurtdışında lastik firmaları için çekilmiş oldukça güzel reklam filmleri bulunmaktadır. Bunlar güç, sağlamlık gibi klasik lastik reklamı konularını işleyen reklamlarla beraber farklı konuları işleyen reklamlardan oluşmaktadır. Aşağıda vereceğimiz örnekler ise kampanya reklamlarından çok imaj reklamlarıdır.

1990’lı yıllarda Halit Ergenç’li Lassa reklamı o dönem için güzel bir reklamdı. Yakın zamanda yine Lassa’nın reklamlarında işlediği “Sağlamsa Lassa” sloganı akıllarımızda yer etmiştir.

Ayrıca Lassa’nın YouTube serisi olarak çektiği “Don Duran” ve “Shez Long” pek akla hitap etmemekle birlikte 2 yılda 10 milyon izlenme yaparak amacına ulaşmış sayılabilir. Lassa’nın Barcelona futbol takımına forma sponsoru olması ve yine Barcelona basketbol takımının isim sponsoru olması başarılı reklam ve tanıtım faaliyetlerindendir. Barcelonalı futbolcularla çekilen ve Arda Turan’ın ön planda olduğu reklam filmi Lassa’nın başarılı çalışmalarındandır.

Bir başka yerli lastik firmamız olan Petlas’ın çektiği Çanakkale reklam filmi “Türkiye’nin Lastiği” sloganının hikâyeleştirilmesinde önemli bir yere sahip.

Şimdide sizler için seçtiğim, yurt dışında yapılan birkaç çalışmayı sunacağım. Bunlardan ilki Michelin’nin yapmış olduğu muazzam bir reklam filmi. Benzeri reklam filmleri bizde de çekildi ancak hiçbiri bu kalitede değildi.

Sıradaki reklam ise oldukça ilginç bir çalışma. Bridgestone hayvanlar üzerinden farklı bir konu işleyerek lastiklerinin ani fren gücünü göstermek istemiştir. Akılda kalıcılığı açısından oldukça güçlü bir mesaj taşıyan bu reklam etik açısından tartışılabilir. Ancak aldatılmışlık yerine farklı duygular işlenerek çok daha güzel bir çalışmaya dönüştürülebilirmiş.

Birde animasyon reklam filmlerine bakalım. Animasyondan en fazla Michelin faydalanıyor ve renkli çalışmalara imza atmaktadır. İnsanları zorluklardan kurtaran bir süper kahraman maskotu firma ile oldukça iyi bütünleşmiştir.

Lastik reklam filmlerinde özellikle güven ve dayanıklılık konularının işlendiğini görüyoruz. Konu kısıtlı olmamakla birlikte özgün çalışma yapılması diğer sektörlere oranla daha serbesttir.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here