Öğrenci Kulüplerine Katılım

0
59

Geçtiğimiz günlerde twitter hesabımız üzerinden bir anket sorusu yönelttik sizlere. Aldığımız sonuç bu yazıyı yazmaya bizleri teşvik etti. Üniversite hayatınız boyunca herhangi bir öğrenci kulübünde  aktif olarak görev aldınız mı sorusuna hayır cevabı verenlerin oranı %65 ! Bu yıl ilk defa üniversiteye başlayacak arkadaşların kendini kurtarması hala okuyanların da zararın neresinden dönersek kârdır demesi için öğrenci kulüplerine dair sizlere bazı bilgiler sunacağız.

Öğrenci kulüpleri üniversitelerde belli sayıda öğrencinin bir araya gelip belli bir amaç uğrunda toplandıkları sivil toplum örgütleridir. Yani tıpkı bir dernek veya vakıf gibi işlerler. Diğer sivil toplum örgütlerinden tek farkları faaliyetlerini üniversite çatısı altında yürütmeleridir.

Aktif ve katılımcı bir üniversite yaşamı geçirmek için mevcut öğrenci kulüplerine üye olabilir yahut kendiniz arkadaşlarınızla bir öğrenci kulübü kurabilirsiniz. Kuruluş için bazı üniversiteler 10 üye şartı koymuşken bazılarında bu sayı 20 kişidir. Kuruluş için herhangi bir ücret ödenmesi söz konusu değildir. Üniversitenin talep ettiği belgeler ve üye başvuru formları yeterlidir.

İşin kuruluş veya üye olma kısmını geçip ana meseleye gelelim.

Bir öğrenci kulübü kurmak, yönetiminde bulunmak bizlere neler katar ? 

Öğrenci kulüpleri iş yaşamının birer simülasyonu gibidir. Özellikle iletişim, işletme, iktisat gibi şirketlerin yöneticilik pozisyonlarını hedefleyen öğrenciler yetiştiren bir fakültede okuyorsanız mutlaka bu ağa dahil olmalısınız.

  • Kulübün yönetiminde bulunmak sizlere insan idare etme konusunda tecrübe sağlayacaktır.
  • Toplantılar yapmak ve karar alma mekanizmalarını işletmek sizlere kurumsal kültür kazandıracaktır.
  • Güçlü bir CV’ye sahip olmanızı sağlar. İşverenlerin büyük çoğunluğu yüksek not ortalamasından önce aktif ve katılımcı bir üniversite hayatı yaşamış gençleri tercih ediyor.

Bizler kendi alanımız olan iletişim üzerinden devam edelim. Basın bülteni hazırlamak, etkinlik organize etmek, sponsor bulmak, sponsorluk dosyası hazırlamak, ikili görüşmeler yapmak, duyuru ve tanıtım çalışmaları yürütmek bir iletişimcinin yapacağı akla gelen ilk şeylerdir.

Bu saydıklarımın hepsini derslerde görüyoruz.

Ama nasıl görüyoruz ?

Teorik ve ezberleme bilgiler şekilde görüyoruz. Bir etkinlik düzenlerken şöyle yapmalıyız yazıyor kitapta. Peki biz “şöyle” yapma konusunu tecrübe ediyor muyuz ?

Bir işveren olduğunuzu hayal edin. Etkinlik yapmış, topluluk yönetmiş, basın bültenini bizzat medya kanallarına yollamış, sponsor aramış bulmuş ödeme almış birini mi tercih edersiniz yoksa bunların hepsini kitaptan okumuş birini mi ?

Sanırım cevabınız belli.

öğrenci kulübü

Bir öğrenci kulübü yönetimine dahil oldunuz ve etkinlik düzenleyeceksiniz. Bu etkinliğe katılacak konuşmacılar bağlantı kurmak, onları ikna etmek ve etkinlik günü onları karşılayıp uğurlamak baştan sona büyük bir tecrübedir.

Düzenleyeceğiniz etkinlik için afiş tasarlamak/tasarlatmak bunları en verimli noktalara asmak, asmak için gerekli mercilerden izin almak, sosyal medya kanallarından hedef kitlenize ulaşmaya çalışmak büyük bir tecrübedir.

Etkinliğin düzenlenmesi, konuşmacılara plaket verilmesi, katılımcılar için belge bastırılması, tanıtım için posterler yaptırılması ve etkinlikte bir şeyler ikram edebilmek için sponsorluk dosyası hazırladınız, kapı kapı dolaştınız, ret yediniz, üzüldünüz, en sonunda biriyle anlaştınız. Ödeme aldınız ve ihtiyaçlarınızı karşıladınız. İşte bu gerçekten büyük bir tecrübe demektir.

Etkinlik günü geldi. Konuşma salonunu hazırladınız, kürsüye su koymanız gerektiğinden konuşmacılar geç kaldığında dinleyicileri oyalamak için ilgi çekici videolar hazır tutmanız gerektiğini bile öğrendiniz.

Bazen işler umduğunuz gibi gitmedi belki rezil oldunuz belki kriz yönetimini öğrendiniz, işte bunların hepsi büyük tecrübelerdir. Etkinlik bitti fotoğraflar çekildi. Sosyal medya hesaplarınızda paylaştınız. Yaptıklarınızı basın bülteni haline getirip her yere yolladınız. Belki New York Times yayınlamadı ama ilçenizin yerel haber sitesiyle okulunuzun resmi sitesinde yayınlandınız.

Yukarıda saydıklarım iş tecrübesi olduğu kadar size zaman yönetimi, insan yönetimi, kriz yönetimi, kaynakların verimli yönetimi gibi konularda yöneticilik tecrübeleri de kazandırdı. tabi arkadaşlarınızla bağlarınızı daha da güçlendirecek, yıllar sonra bile anlatılabilecek, üniversite yaşamımızı boş geçirmedik diyebileceğiniz anılarda kazandınız.

Konuşmacı olarak davet ettiğiniz büyük iş insanlarının gözünde rakiplerinizden bir adım öne geçtiniz. Okul bitip onların karşısına başvuru için çıktığınızda emin olun tercih edilecek siz olacaksınız. (adamın yeğeni falan vardır onu alır orasını bilemeyiz)

Uzun lafın kısası bir öğrenci kulübü kurmak ve yönetimine dahil olmak sizlere muazzam tecrübeler katacaktır. Üstelik bunu sevdiğiniz insanlarla beraber yaparsanız iş tecrübesinin yanına arkadaşlık anıları da eklersiniz.

Herkese başarılı bir eğitim yılı diliyoruz.

 

1996 yılında İstanbul’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Küçükçekmece ilçesinde gördüm. 2015 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünü kazandım. Aktif olarak İstanbul üniversitesi Sosyal Girişimcilik Kulübü başkanlığı görevini yürütüyorum. Türkiye Kalite Derneğinin düzenlemiş olduğu Yaşam Kalitesi Yarışmasında projemle kategori birinciliği ödülünü aldım. Yine geçtiğimiz kasım ayında Türkiye İhracatçılar Meclisinin düzenlemiş olduğu İhracat Fikirleri yarışmasında proje fikrimle birincilik ödülüne layık görüldüm. Güncel olarak anatolianpr web sitesinde markalaşma, sosyal medya ve dijital reklamcılık üzerine yazılar yayınlıyorum.

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen İsminizi Girin