Yine bir seçim yaklaşıyor ve sokaklar, caddeler, köyler, kentler her taraf seçim atmosferine bürünmüş durumda. Gazeteler tam sayfa siyasi analizler ile çıkıyor. Televizyonlar ardı ardına partilerin reklamlarını yayınlıyor. Tartışma programlarında kan gövdeyi götürüyor. Adeta en çok bayrak asan parti kazanacakmış gibi sokaklar rezil ediliyor.

Önceden seçmene ulaşmak için gazete, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçları kullanılırdı. Ancak 2018 yılında anlaşıldı ki sosyal medya başlı başına bir iletişim aracı haline gelmiş. Gazete ve radyoyu çoktan sollamış. Televizyonu gömmesine rahat bir on yılı var. Artık sosyal medya da siyasetin bir parçası hatta en önemli parçası. Malum ülkemizin her fırsatta övündüğü 2 konu var.

1-Jeopolitik konum ( şu saatte konumumuzun önemi aklıma geldi gözlerim doldu)

2-Genç nüfusumuz

Gençler artık klişe kitle iletişim araçlarıyla ilgilenmiyor. Çoğu genç tartışma programlarını açıp +50 yaşında göbekli, kır saçlı, takım elbiseli ve sıkıcı adamların bağrışmasını dinlemek istemiyor. Gençler sosyal medyada bulunuyor. Bunu farkeden siyasi partiler seçmen neredeyse biz oradayız diyerek atağa geçtiler.

2018 seçimleri eski ve yeni siyasal iletişim metotlarının birlikte kullanıldığı ilginç görüntülere sahne oluyor. Bir yandan caddelerde bangır bangır bağıran parti araçları diğer yandan internetin her yanından fırlayan parti reklamları. Aslında yapılan şey oldukça doğru. Reklamcılıkta ilk öğrenilen şeylerden birisi hedef kitleyi doğru belirlemek ve bu hedef kitleye en uygun araç üzerinden ulaşmaktır. Sokaktaki flamalar belli bir yaşın üzerindeki seçmenin aklına girerken (gerçi onlar facebook gruplarına dadanalı çok oldu)  sosyal medya kampanyaları gençlere vay be dedirtiyor. Hatta yapılan güzel işler oy vermek ve siyasetle hiç alakası olmayan apolitik kesimden gençleri bile sırf hoşlarına gittiği için sandığa yöneltiyor.

İsteyen herkes Google üzerinden kendi reklamını verebilir,maliyetlerin düşük olması bu reklamların televizyona reklam veremeyecek düzeyde partiler için avantajlı olmasını sağlıyor. Demokrasimizin devamı ve kendini ifade etmek isteyen küçük parti ve bağımsız adaylar için sosyal medya ve internet reklamları biçilmiş kaftan görevi üstleniyor.

İnternet üzerinde denk geldiğim bazı seçim reklamlarını sizler için derledim. Gerçekten çok ilginç yerlerde reklamlar karşımıza çıkıyor.

Biliyorsunuz Google reklam ağı sayesinde ister arama yapıldığında ister web sitelerinin bannerlarında isterseniz de You tube videolarında reklam gösterimi yapabilirsiniz. Reklamlarınızın hangi yaş aralığına, ne tür site ve videolarda hangi sıklıkla gösterilmesini istediğiniz gibi ayarları tek tek yapabilirsiniz. Zaten internet üzerinden verilen reklamları diğer kitle iletişim araçlarının önüne geçiren asıl olayda bu. Hiç kimse bir televizyon kanalına reklam verince reklamın yayınlanacağı anda televizyonun önünde oturmasını istediği kitleyi ayarlayamaz. Ama internet bize bu fırsatı sağlıyor.

Gençlerin sıkça dinlediği (ben size yazı hazırlayabilmek için dinledim yoksa biliyorsunuz işim olmaz) Aleyna Tilki şarkısının klibinde bir Ak parti reklamı çıkıyor karşımıza. Hedef kitle gayet net ayarlanmış ulaşılmak istenilen yaş aralığının ilgisini çeken bir yerin üzerine reklam alınmış. Verilen mesaj ise sade ve açık uzun ve sıkıcı mesajlar işe yaramayacaktır.

Bu sefer ülkemizin en çok ziyaret edilen sitelerinden birisi olan Ekşi sözlükteyiz. Ekranda gri şekille kapattığım yerde siyasi bir başlık vardı. Bu sefer hedef kitle çok daha net. Aleyna Tilki klibi gibi müzik dinlemeye gelmiş biri değil siyasetle ilgilenen birini algılıyor Google reklam ağları. Aynı sayfa içerisinde 2 farklı siyasi partinin reklamını karşımızda görebiliyoruz.

Yukarıda internet reklamlarından bahsetmiştik. Bu seçimlerde sosyal medya üzerinden en büyük atağı yapan parti İyi parti olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Google reklamları hamlesinin ardından rakip siyasi partilerinden de benzer ataklar geldi. Ancak böylesi çalışmalarda ilk olmak her daim önemlidir. Aksi halde kötü bir kopya intibası bırakabilirsiniz.

Geçtiğimiz günlerde CHP lideri Kılıçdaroğlu’da gençlere yönelik söylemlerin olduğu bir animasyon video ile sosyal medyanın gündemine oturdu. Vaatlerini esprili bir dille açıkladığı animasyon sosyal medyada çokça paylaşım aldı. Bu tarz içerikler paylaşılarak çığ gibi yayılma potansiyeline sahip oldukları için siyasi partilerin mutlaka üzerlerinde durması gerekiyor.

Haziran ayının başında sosyal medya üzerinden cumhurbaşkanına yapılan sahur daveti de gençlerle iletişim açısından oldukça güzel bir olaydı. Yapılan davetin karşılık bulması siyasetin soğuk duvarlarının yıkılması ve gençlerin ilgilerinin bu yöne çekilmesi açısından olumlu bir hareket oldu.

Ekşi sözlük kültürünü bilenlerin aşina olduğu bir olay soru-cevap etkinlikleridir. Sanatçı, sporcu vb tanınan kişilikler tıpkı Beyaz Show’a katılır gibi Ekşi sözlüğe gelir ve soruları cevaplarlar. Gerçek olduklarını ispatlamak için ellerine bir kağıt alıp tarih vb yazarak fotoğraf paylaşırlar. İşte bu soru-cevap etkinlikleri seçim önce sosyal medya üzerinden yapılabilecek en doğru seçmen nabzı yoklama çalışmalarından biri gösterilebilir. İyi parti lideri de 18 haziranda bu etkinliğe katılarak Ekşi sözlük yazarlarının sorularını ilk ağızdan cevaplandırdı.

Bu yazıyı yayına hazırladığımız sıralarda aldığımız bir haber ile son olarak Saadet partisi lideri Karamollaoğlu ile kapatalım istedik. Ekşi sözlük yönetiminin saat 18:55’te paylaştığı bilgiye göre Temel Karamollaoğlu 21 haziran yani yarın Ekşi sözlük yazarlarının sorularını cevaplayacak.

Umarız siyasal reklam alanında kalitenin hızla yükseldiği günleri görürüz, kalın sağlıcakla.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here